Bruce Willis için her şey bir ilanla başlayıp Afazi ile sonlanmış oldu

3 bin şahıs arasından seçildi

ABD’li bir babayla Alman bir annenin evladı olarak 1955’te Almanya’nın Idar-Oberstein kentinde dünyaya gelen Bruce Willis, erişkinlik günlerini New Jersey’de geçirdi. Kekemeliği sebebiyle okulda asosyal bir talebe olan Bruce Willis’in içine kapanık hali babası David Willis ile anası Marlene Willis’i ziyadesiyle üzüyordu.

David Willis ile Marlene Willis’in evlatlarının konuşma bozukluğundan iyi mi kurtulacağına yönelik tavsiyelerini istediği öğretmenleri tiyatroyu işaret etti. Bunun üstüne bir çocuk tiyatrosuna başlamış olan Bruce Willis’in kekemeliği sona ermişti fakat içindeki oyunculuk ateşi de yeni yanmıştı. Ne var ki kendisi hemen hemen bunun bilincinde değildi.

25 yaşına kadar New Jersey’de barmen olarak çalışan Bruce Willis’in kaderi, yönetmen Brian G.Hutton ile değişti. Hutton, tesadüfen Willis’ın çalmış olduğu mekâna girdi. Azca birazcık söyleşi ettikten sonrasında yakınlık kurduğu Bruce Willis’e yeni vizyona giren filmi ‘The First Deadly Sin’de rol alma teklifinde bulunmuş oldu.

The First Deadly Sin (Kasketli oyuncu Bruce Willis)

The First Deadly Sin (Kasketli oyuncu Bruce Willis)

Bruce Willis de içinde yanan oyunculuk ateşini işte o gün keşfetti. Üstelik filmin yapımcılarından biri bununla birlikte Faye Dunaway ile başrolü de paylaşan Frank Sinatra olması, teklifi kabul etmesinde mühim bir etken oldu.

Bruce Willis’in filmdeki görevi adı bile olmayacak kadar kısaydı. Lokantaya giren adamlardan birini canlandıran Willis, senelerce içinde yanıp da bilincinde olmadığı oyunculuk ateşinin hararetiyle yeni roller aramak suretiyle New York’ta yapımcıların kapısını aşındırmaya başladı. İki senelik uğraşının sonucu yalnız bir filmimizde iş bulabildi. Üstelik o filmimizde de rolünün adı yoktu, ‘mahkeme gözlemcisi’ni canlandırdı. Sonrasında gene yeni arayışlar, gene yeni hayal kırıklıklarıyla geçen üç yılda tek bir filmimizde daha iş bulamayan Bruce Willis için her şey bir ilanla başladı.

Bruce Willis'in 'mahkeme gözlemcisi' rolünde yer aldığı 'The Verdict'de başrolleri Paul Newman ile  Charlotte Rampling paylaştı.

Bruce Willis’in ‘mahkeme gözlemcisi’ rolünü canlandıran yer almış olduğu ‘The Verdict’de başrolleri Paul Newman ile Charlotte Rampling paylaştı.

1980’li yılların ikinci yarısında Türkiye’de de fenomen olan ‘Mavi Ay’ın emekli manken, yeni dedektif ‘Maddie Hayes’ görevi için yapımcı şirket Cybill Shepherd ile anlaştı. ‘Maddie Hayes’in ortağı olacak olan esprili karakter ‘David Addison’ için ise birçok oyuncunun adı geçti. Yapımcı şirket, onlardan yeterince güvenilir olamayınca genel tarama yöntemine başvurarak ilanla ‘David Addison’ aramaya başladı.

Mavi Ay (Bruce Willis - Cybill Shepherd)

Mavi Ay (Bruce Willis – Cybill Shepherd)

Bruce Willis de ‘David Addison’u canlandırmak için başvuran ortalama 3 bin kişinin arasındaydı. Willis, tecrübe etme çekimleri için gittiği stüdyonun önündeki kuyruğu görünce seçmelere katılmaktan vazgeçti. Bir süre orada bekleyen Bruce Willis, kuyruğun süratli ilerlediğini görünce şansını denemeye karar verip sırası vardığında stüdyoya girip rol kesti.

Mavi Ay (Cybill Shepherd - Bruce Willis)

Mavi Ay (Cybill Shepherd – Bruce Willis)

Bruce Willis, 3 bin şahıs arasından seçilmesinin zor olduğu düşüncesiyle kamera karşısında savruk bir tavır takınarak birkaç dakika süresince kendisinden istendiğinden bağımsız bir ‘David Addison’ karakterine büründü. Savruk tavırlarla canlandırdığı ‘David Addison’ yapım şirketinin beğenisini kazanınca rol Bruce Willis’in oldu.

1985 – 1989 içinde 66 bölüm olarak gösterilen ‘Mavi Ay’, bir zamanlar isimsiz rolleri canlandıran Bruce Willis’i A sınıfı oyuncular arasına taşıdı. Direk, dikey yükseliş…
Sükseli iki ödül kazanması da Bruce Willis’in kariyer yolunu sonuna kadar aydınlattı.
Emmy Ödülü… En İyi Adam Oyuncu
Atın Küre Ödülü… En İyi Adam Oyuncu

Mavi Ay (Allyce Beasley - Cybill Shepherd - Bruce Willis)

Mavi Ay (Allyce Beasley – Cybill Shepherd – Bruce Willis)

‘David Addison’ın popülaritesi ve karakteri canlandırmadaki başarısı sebebiyle kazanılmış olduğu ödüller, Bruce Willis’e küresel şöhreti getirdi. Willis, bunu da reklam filmleriyle nakite çevirmekte geç kalmadı. İki yıl devam eden paket halindeki reklam filmlerinden 7 milyon dolar kazanmıştır. Ki bu sayı o seneler için oldukça astronomik ölçüdeydi. 

‘Blind Date', Bruce Willis'in adı olan bir karakteri canlandırdığı ilk sinema filmiydi. Willis'in rol arkadaşlarından biri Kim Basinger'dı.

‘Blind Date’, Bruce Willis’in adı olan bir karakteri canlandırdığı ilk beyaz perde filmiydi. Willis’in rol arkadaşlarından biri Kim Basinger’dı.

Bruce Willis, 1987’ye gelindiğinde almış olduğu birçok beyaz perde filmi teklifi arasından ‘Blind Date’i seçerek Kim Basinger ve John Larroquette ile başrolü paylaştı. Hem bu filmin hem de bununla birlikte gizli saklı ortağı da olduğu bir sonraki emek harcaması ‘Sunset’in çizgi altı emekler olarak değerlendirilmesiyle morali bir fazlaca bozulan Bruce Willis, TV’deki performansını beyaz perdede da sergileyecek bir yapım arayışına girdi.

Sunset (James Garner - Bruce Willis)

Sunset (James Garner – Bruce Willis)

Yönetmen John McTiernan, Bruce Willis’in imdadına yetişti. 1988 yılında yapılmış ‘Zor Ölüm’…
John McTiernan, hususi ve toplumsal hayatında başarısız, mesleğinde ise disiplinsiz polis ‘John McClane’ karakteri için biçilmiş kaftan bulunduğunu düşündüğü Bruce Willis’e görevi verdi. Hem de devrin astronomik kaşelerinden kabul edilen 5 milyon dolarla beraber.

Bruce Willis için işler, filmin seyirciyle buluşmasıyla rayına oturmaya başlamış olacak, beyaz perdede fırtınalar koparacaktı. Aynı fırtınalar hususi hayatında da kopmaya hazırdı. Hem de aynı günlerde…
Bruce Willis ile Demi Moore, 1987’de ‘Stakeout’un galasında karşılaştı. Moore, o günlerde filmin başrol oyuncularından Emilio Estevez ile nişanlıydı.

Bruce Willis ile Demi Moore, galanın sonunda verilen partide tanıştılar. Moore, partiden ayrılırken Willis, otomobiline kadar birlikte rol aldı. Demi Moore, seneler sonrasında bu mevzuyla ilgili yapmış olduğu açıklamada “Eve gitme zamanımın geldiğini söylediğimde, beni otomobilime kadar götürmeyi teklif etti. Bu mevzuda oldukca hevesliydi, sokağa gelen dondurma kamyonunu kaçırmak istemeyen ufak bir çocuk şeklinde… Telefon numaramı istediğinde titrediğimi hissettim. Kendi numarasını yazarken de onun elleri titriyordu. O an oldukca savunmasızdı. Tüm kabadayılığı gitmişti” dedi ve sözlerine Emilio Estevez’in sadakatsiz, Bruce Willis’in ise beyefendi bir kişiliğe haiz bulunduğunu ekledi.

Bruce Willis, kazancını yatırımcıları arasında Sylvester Stallone, Demi Moore ve Arnold Schwarzenegger’ın da olduğu Hollywood Planet adlı küresel şubeye sahip restoranda değerlendirdi.

Bruce Willis, kazancını yatırımcıları içinde Sylvester Stallone, Demi Moore ve Arnold Schwarzenegger’ın da olduğu Hollywood Planet adlı küresel şubeye haiz restoranda değerlendirdi.

Birbirlerine âşık olan Bruce Willis ile Demi Moore, asla zaman kaybetmeden, tanıştıkları senenin içinde evlendiler. Bir yıl sonrasında da kızları Rumer dünyaya geldi. Aynı günlerde gösterime giren ‘Zor Ölüm’ün büyük beğeni biriktirerek elde edilmiş devrin astronomik kazancı, Willis’in kariyerine bolca ışıltılı bir kapı daha açtı. 28 milyon dolar bütçesi olan ‘Zor Ölüm’, 140 milyon 767 bin dolarlık kazanç elde etti.

Bruce Willis, ‘Zor Ölüm’den kazanılmış olduğu parayı gizli saklı ortak olarak ‘Sunset’e yatırdı. Tony Adams ile beraber 19 milyon dolar harcadıkları filmin 4 milyon 600 bin dolar kazanç elde etmesiyle Willis, 2005’e kadar yapımcılıktan uzak durdu.

United States, filmin gösterdiği gişe başarısından sonrasında seri haline getirmeye karar verilmiş olduğu ‘Zor Ölüm 2’nin de çekimlerine zaman kaybetmeden başladı. İlk filmin yüksek gişesinin verdiği özgüvenle beraber Bruce Willis’in artan kaşesi ve çekimlere daha çok para harcanmasıyla serinin ikinci filmine 70 milyon dolar yatırıldı. Kazanç ise ilkinden ortalama 100 milyon dolar daha çok gerçekleşerek 240 milyon dolara çıktı. ‘Zor Ölüm 2’nin de başarı sağlamasıyla aksiyon filmlerinde de rüştünü kanıtlama eden Bruce Willis için şarkı söyleme arzusunu da doyum etme zamanı gelmişti. Öyleki ya, Willis, erişkinlik günlerinden beri Blues ile yakından ilgileniyordu.

Bir taraftan ardı ardına yüksek bütçeli filmlerde rol alan, öteki taraftan albümler dolduran Bruce Willis, 1990’lı yılların başlangıcında Hollywood’un en varlıklı oyuncuları arasına girmeyi başardı. 90 milyon dolar bütçeli ‘Zor Ölüm 3’ün 366 milyon dolar kazanç elde etmesi Bruce Willis’i aksiyon filmlerinin baş tacı oyuncularından biri haline getirdi.

Elbet 1991 yılında yapılmış ‘Ucuz Roman’ın tesirini de yadsımak mümkün değil. United States, Quentin Tarantino’nun 1992’de çekmiş olduğu ‘Rezarvuar Köpekleri’ne yalnız 3 milyon dolarlık bir bütçe verdi. Filmin 100 bin dolar zarar etmesine karşın Tarantino’nun beyaz perde zekâsına güvenen stüdyo, şansını bir de ‘Ucuz Roman’ ile tecrübe etmek istedi. Bir tek 8 milyon 500 bin dolarlık bütçe ayırdığı film için eşine azca rastlanır bir yöntem uyguladı. Yöntem şöyleydi; filmimizde rol alacak oyuncular, kaşelerinin oldukca altında ücret alacaklardı. Gişe kazancına gore ek ödeme verilecekti. 
‘Ucuz Roman’, 214 milyon dolar kazanç elde etti. Stüdyonun oyunculara ne kadar ek ödeme yapmış olduğu bilinmiyor fakat ‘Ucuz Roman’, Bruce Willis’e Hollywood’da ayrıcalıklı bir konum hazırladı.

1990’lı yıllarda başını kaşıyacak kadar zaman bulamadan film çeken Bruce Willis’in 1994’te rol almış olduğu ‘Gecenin Rengi’ne de hususi bir ayraç açmak gerek. Willis’in Jane March ile başrolü paylaşmış olduğu 40 milyon dolar bütçeli film, 46 milyon 700 bin dolarlık düşük bir kazanç elde etmesine karşın ABD tarihinde video kasetleri en oldukca kiralanan 20 film arasına girdi. Bunun sebeplerinden biri de filmdeki sevişme sahneleriydi. Öyleki ki Bruce Willis ile Jane March’ın sevişme sahneleri birçok mecmua tarafınca film tarihinin en iyi sevişme sahnesi olarak seçildi. Willis de yaşayan en seksi erkekler listesinin ilk sırasına yerleşti.

1990’lı yılları ’12 Maymun’, ‘Beşinci Element’, ‘Çakal’, ‘Gizyazı Merkür’, ‘Armageddon’ ve gene sürecinin en yüksek oyunculuk tutarı olan 100 milyon dolar karşılığında rol almış olduğu ‘Altıncı His’ şeklinde sükseli filmlerle tamamlayan Bruce Willis, 2000’li yıllarda güldürü ve duygusal türde filmlere de ağırlık vermeye başladı. Bu zamanda ufak rollerde ve konuk oyuncu olarak da kamera karşısına geçen Willis, hakkında “eski günlerini mumla arıyor” türündeki söylemlere 2007’de ‘Zor Ölüm 4’ ile yanıt verdi. Serinin ilk 3 filmi kadar sükseli bir emek verme olmasa da 110 milyon dolar bütçeli ‘Zor Ölüm 4’, 388 milyon dolarlık kazanca ulaştı.

Birliktelikleri süresince en etkisinde bırakan çiftler içinde gösterilen Bruce Willis ile Demi Moore, üç kızlarının dünyaya geldiği evliliklerini 1998’de sonlandırma sonucu aldı. Willis, boşanmayla ilgili olarak “Bir baba ve bir koca olarak, bunu başaramadığım için başarısız olduğumu hissettim” dedi. Boşandıktan sonraki süreci zor atlatan Bruce Willis’e durumla başa çıkabilmesi için Will Smith yardım etti. Willis, ilginçtir ki hayatından çıkmasının etkilerini uzun bir süre üstünden atamadığı Moore’un Ashton Kutcher ile yapmış olduğu evliliğin düğününe katıldı, sonraki zamanlarda beraber tatile bile çıktılar.

RESİMALTI… 2012 yılında yapılmış 92 milyon dolarlık bütçeye haiz ‘Zor Ölüm 5’, 304 milyon 700 bin dolar kazanç elde etti.

Bruce Willis’in son yıllarda eleştirmenler tarafınca eleştirilen oldukca sayıda düşük bütçeli bağımsız filmimizde rol oynaması garip karşılanıyordu. Willis’ın fena oyunculuk performansları sergilediği filmlerde rol oynaması büyük eleştiri mevzusu olurken 2019’un sonlarına doğru bellek sorunları da yaşamaya başladı.

Replikleri kulaklıkla sufle edilen Bruce Willis’ın oyunculuk kalitesi, yaşamış olduğu sıhhat problemi sebebiyle organik olarak daha da aşağı seviyelere indi. Willis, mesleğine devam ederek ışıltılı kariyerini zedeliyordu ve bu duruma kimse müdahale etmiyordu. Bugünlerde ABD’de de tartışılan mevzu şu; Bruce Willis’in rahatsızlığının başlangıcı 3 yıl öncesine kadar dayanırken niçin hiçbir şekilde müdahale edilmedi?”

Bruce Willis, kariyerindeki 119 filmin 21’ini bellek sorunları yaşamış olduğu dönemde çekti. İki gün çalışıp iki milyon dolar almış olduğu düşük bütçeli filmlerin 13’ü gösterime girerken öteki 8’i seyirciyle 2022 ve 2023’te buluşacak.

Bruce Willis’e 30 Mart 2022’de beynin dil ifadesini ve anlamayı denetim eden bölgesinin zarar görmesinden meydana gelen bir bozukluk olan afazi teşhisi konulduğu açıklandı. Willis, konulmuş olan teşhisten sonrasında oyunculuğu bırakma sonucu aldı. Böylelikle beyaz perdede bir dönem daha kapanmış oldu.

Fena oyunculuk performanslarının değerlendirildiği ‘Altın Ahududu Ödülleri’ni organize edenler derhal bir izahat yaparak 2022 ödüllerinde aday gösterdikleri Bruce Willis’in performansını değerlendirmenin haksızlık olacağını belirtti. Bunun üstüne de meşhur oyuncuyu adaylıktan çıkardıklarını dile getirdi.

HAYATINDAN DİPNOTLAR
* Bruce Willis, 2 Kasım 1992’deki başkanlık seçimlerinde George H. W. Bush’u destekleyerek her fırsatta Bill Clinton’u eleştirdi. 1996’daki seçimlerde ise Bill Clinton’ın Cumhuriyetçi rakibi Bob Dole’u desteklemeyi reddetti. Şu sebeple Dole, ‘Striptiz’ filmindeki görevi sebebiyle Demi Moore’u eleştirmişti.

* 2000’deki seçimlerde George W. Bush’u destekleyen Bruce Willis, daha sonraki yıllarda bundan dolayı büyük pişmanlık duydu. Yapmış olduğu açıklamada apolitik olmaya karar verdiğini söylemiş oldu.

* Öğretmenler ve polis memurları için yüksek maaş almaları icap ettiğini deklare etti.

* Kendisinin de tabanca hakları savunucusu bulunduğunu belirterek, “Her insanın tabanca taşıma hakkı vardır” dedi.

* 2002’de 8 yaşındaki kızı Tallulah’ın tavsiyesi üstüne 12 bin kutu kurabiye satın alarak Orta Doğu’daki ABD askerlerine gönderdi.

* 2003’te ABD askerlerini ziyaret etmek için Irak’a giderek The Accelerators ile birliklere şarkı söylemiş oldu. Orada almış olduğu kararla orduya katılmak istedi fakat yaşı sebebiyle bu düşüncesini gerçekleştiremedi.




Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.