Cem Karaca’yı Timuçin Esen canlandıracak

“Paris Helena’yı kaçırmasaydı Homeros İlyada destanını iyi mi yazacaktı? Kimse masumiyetle ilgilenmez.”
Tam da Selçuk Ural’ın Bergen’in yaşamının filme alınmasına bulunmuş olduğu sitemin karşılığı olan bir cümle.

İletişim Fakülteleri’nde bir olayın haber kıymeti taşıyıp taşımadığı şu şekilde örneklendirilir. “Köpek kraliçeyi ısırırsa haber değildir, kraliçe köpeği ısırırsa haberdir.”

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin ilk senesinde ilk derslerden birinde Basın Gösterim Zamanı dersi veren M. Nuri İnuğur, bu mevzuda üstüne ders verirken parmağımı kaldırıp “Hocam, bence bir köpeğin kraliçeyi ısırması da haberdir. Hele o kraliçe II. Elizabeth ise daha da iyi bir haberdir. Doğal kraliçenin bir köpeği ısırması daha da iyi bir haberdir” demiştim. İnuğur, gülümseyerek “Oldukça bilmiş genç. Aferin, otur yerine” demişti.

Nitekim Kraliçe II. Elizabeth, birkaç ay sonrasında Corci adlı köpeğinin saldırısına uğramış, ısırılan eline 3 dikiş atılmıştı. Bu vaka aralarında Türkiye’nin de olduğu birçok ülkede haberleştirilmişti.

Selçuk Ural, önceki gün yolda karşılaşmış olduğu gazetecilerin bir sorusu üstüne “Bergen’in bir tane şarkısını sorsam söyleyebilir misiniz? Peki Sulh Manço’nun, Cem Karaca’nın kaç şarkısını söylersiniz? Onların filmi yapılmadı. Türkiye’de şöhret skandal üzerine kurulmuş. Bir Sulh Manço’nun Tanju Okan’ın filmi yapılmıyor. Bunlar yüzlerce şarkı üreten insanoğlu fakat Bergen’in filmi yapılıyor. Bir Cem Karaca filmi yapın. Felsefeci bunlar…” yanıtını verdi.

Selçuk Ural’ın sözünü etmiş olduğu Cem Karaca, Sulh Manço ve Tanju Okan, bence de hayatları filme alınacak kadar kıymetli kişiler. Yaşam öyküsü filmlerinin bu kadar yükselen kıymet olduğu bu zamanda birileri çıkıp Karaca, Manço ve Okan’ın hayatlarını beyazperdeye yansıtmayı düşünecektir.
İlgi çekici yaşamı, Cem Karaca filmini daha da ilgi çekici hale getirecektir.

Cem Karaca - Barış Manço

Cem Karaca – Sulh Manço

Affedersiniz.
Cem Karaca’nın yaşam öyküsü filmini gündemine alan, hatta bu mevzuda hazırlıklara süregelen bir yapımcı esasen var.
Hatta senaristi ve Cem Karaca’yı canlandıracak şahıs de belli.
Timuçin Esen hem filmin senaristliğini yazıyor hem de Cem Karaca’yı canlandıracak.
Filmin yapımcısı olan Mustafa Uslu’yu arayarak çalışmaların ne düzeyde bulunduğunu sormuş oldum. Uslu, Cem Karaca’nın son eşi İlkim Erkan Karaca ve Feride Balkan’dan doğma oğlu Emrah Karaca ile görüştüklerini söylemiş oldu.
Ayrıca bir başka yapımcının da Cem Karaca filmi çekme hazırlıkları içinde bulunduğunu duydum. Kim bilir Selçuk Ural’ın “Filmini çekmiyorlar” şeklinde sitemde bulunmuş olduğu Cem Karaca için iki film çekilir.

Timuçin Esen, 2018 yapımı 'Müslüm'de Müslüm Gürses'i canlandırmıştı.

Timuçin Esen, 2018 yılında yapılmış ‘Müslüm’de Müslüm Gürses’i canlandırmıştı.

Türk müziğine ‘Anadolu Rock Ozanı’ olarak geçen Cem Karaca’nın yaşamının ilgi çekici kısmı daha doğumunda başladı.
Nitekim babası Azerbaycan asıllı Mehmet Karaca anası ise Ermeni asıllı Toto Karaca (Irma Felegyan)…
Soyları oldum ihtimaller içinde birbirleriyle münakaşa, hatta harp halinde olan iki ülkeye dayanan Mehmet Karaca ile Toto Karaca’nın birbirlerine olan aşkı ve o aşktan bir çocuk dünyaya getirmeleri merak uyandıracak bir filmin oluşumu için esasen kafi bir unsur.

Cem Karaca’nın babası da anası de oyuncuydu. Buna karşın oyunculuğa değil de müziğe yönelmesinin sebebi teyzesi Rosa Felegyan’dı.
Cem Karaca, Rosa Felegyan’dan piyano çalmayı öğrendi. Robert Koleji’nde tahsil görürken rock müziğin dünyadaki popülaritesini arttırmasıyla da bu müzik türüne ilgi duydu.

Ustalaşmış olarak ilk kez 1962’de Beyoğlu Spor Kulübü’nde sahneye çıkan Cem Karaca’nın grup kurma çabasına İlham Gencer destek verdi. Mehmet Karaca, oğlunun müzikle uğraşmasına karşı olsa da Cem Karaca, 1963’te Dinamikler adını verdiği grubu kurarak yolunu müzikle çizdiğini gözler önüne serdi.
Mehmet Karaca, oğlunun müzikle ilgilenmesini o denli istemiyordu ki parayla adam tutup birçok konserde Cem Karaca’yı yuhalattı.

Cem Karaca, babasının tüm karşı çıkışlarına karşın müzikten uzaklaşmadı. Bunun sebeplerinden biri o dönemde küresel şöhrete haiz Elvis Presley’di. Zira dinleyicileri Presley’in şarkılarını Karaca’dan da dinlemekten haz alıyordu.

Dinamikler grubunun ömrü kurulmasının üstünden daha bir yıl bile geçmeden doldu.
Kurduğu Cem Karaca ve Bekledikleriniz adlı grubun ömrü de uzun olmadı. Peşinden Gökçen Kaynatan’ın orkestrasına dâhil olsa da aradığını bulamayarak oradan ayrılan Karaca, Cem Karaca ve Jaguarlar isminde yeni bir grup daha kurarak 1965’te Altın Mikrofon yarışmasına başvurdu. Ne var ki ön elemeyi geçemedi.

Kariyerinin başlarında grup oluşturma başarısızlığı yaşayan Cem Karaca, hususi hayatında ise mutluluğu Semra Özgür’de buldu. Evlendikten 3 gün sonrasında vatani görevini Antakya 121. Jandarma Er Eğitim Alayı’nda yerine getiren Karaca, askerliği esnasında Anadolu kültürünü tanımaya başladı. Âşık Mahzuni Şerif ile tanışmasıyla da müziğine yeni bir yol çizme sonucu aldı.

Cem Karaca’nın kariyer çıkışı askerlik sonrası 1967’de daha sonraki aile şirketi Itina Film’in başına geçerek yapımcılığa da yönelen Mehmet Soyarslan tarafınca kurulan Apaşlar grubuyla başladı.
Apaşlar, yeni bir solist, Karaca da askerlik sonrasında yeni bir iş arayışı içindeydi. Soyarslan, kendisine tavsiye edilen Cem Karaca’yı dinledikten sonrasında el sıkıştı.
Önceleri batı tarzında şarkılar icra eden grup Karaca’nın dâhil olmasıyla beraber doğu müziklerine yöneldi.

Cem Karaca, Apaşlar ile Altın Mikrofon yarışmasına katılarak bu mevzuda içinde kalan uhdeyi silmiş oldu. Karaca’nın Erzurumlu Emrah’ın şiirine yapmış olduğu besteyle oluşturduğu ‘Emrah’ şarkısı yarışmada ikinci olsa da Apaşlar, birinci olan gruptan daha oldukça ilgi görmüş oldu.

Sözleri ve müziği Mehmet Soyarslan’a ilişkin olan ‘Resimdeki Gözyaşları’, ‘Emrah’ ile yükselişe geçen Cem Karaca’nın şöhretine ivme kazandırırken Türkiye ve Avrupa turneleriyle fanatik kitlesi her geçen gün birazcık daha arttı.
Yurt dışına açılma amacındaki Cem Karaca ‘Emrah’ ve ‘Resimdeki Gözyaşları’nın İngilizce seslendirmelerini plak haline getirdi.

1969…
Apaşlar’ın dağılması üstüne grubun bateristi Seyhan Karabay ile Kardaşlar’ı kuran Cem Karaca, bu zamanda Almanya’da da plaklar çıkardı.

Cem Karaca, Anıtkabir ziyaretlerinden birini 8 Ekim 1971'de gerçekleştirmişti.

Cem Karaca, Anıtkabir ziyaretlerinden birini 8 Ekim 1971’de gerçekleştirmişti.

1972…
Seyhan Karabay ile anlaşamayan Cem Karaca, gruptan ayrılma sonucu verdi. Bu karar o güne kadar görülmemiş bir değiş tokuşun meydana gelmesine niçin oldu.
Cem Karaca Moğollar’a geçerken Moğollar ile anlaşamayan Ersen Dinleten Kardaşlar’a dâhil oldu.

1974…
Cahit Berkay, çalışmalarını Fransa’da sürdürme sonucu alınca Cem Karaca gruptan ayrılarak Dervişan’ı kurdu. Grup, ilk konserlerinden birinin gelirini Kıbrıs harekâtından sonrasında Hava Kuvvetleri’ne bağışlamasıyla büyük sempati topladı.

 1 Mayıs 1988'de konser vermek üzere KKTC'de bulunan Cem Karaca'yı kabul etmişti.

1 Mayıs 1988’de konser vermek suretiyle KKTC’de bulunan Cem Karaca’yı kabul etmişti.

1975…
Cem Karaca, ‘Tamirci Çırağı’ adlı şarkısındaki ‘İşçisin sen, işçi kal’ söylemiyle siyasal duruşunu ilk kez açık bir halde gözler önüne serdi.
Karaca ek olarak ‘Kesinlikle Yavrum / Kavga’ adlı 45’liğinde yer edinen ‘Kesinlikle Yavrum’u Türkçe, İngilizce ve Arapça versiyonlarıyla Filistin Kurtuluş Örgütü için hazırladı.

1976…
‘Kavga’ adlı şarkısının TRT’de yayınlanmasından son anda sebebi açıklanmadan vazgeçildi.

1977…
Cem Karaca, giderek daha da bir siyasal figür haline dönüşürken
Dervişan gitaristi Taner Öngür ve bateristi Sefa Ulaştır saldırıya uğradı. Öngür, bu nedenden dolayı gruptan ayrıldı.

1978…
Cem Karaca, 1978’in başlangıcında 1 Mayıs plağından sonrasında Dervişan’dan ayrıldı. Karaca kısa bir süre sonrasında bir çok Kurtalan Ekspres’ten olmak suretiyle yeni bir müzik grubu kurdu. Adını ise Türkiye’nin iki ucu olan Edirne ve Ardahan’dan esinlenerek Edirdahan koydu.

1980…
12 Eylül darbesinden sonrasında iktidara gelen askeri yönetim, Cem Karaca’yı ‘1 Mayıs’ plağında komünizm propagandası yapmakla suçladı. O sıralarda Avrupa turnesinde olan Karaca, hakkında dava açıldı. Cem karaca, bu nedenden dolayı Türkiye’ye dönemedi. Öyleki ki vefat eden babasının cenaze törenine bile katılamadı.

Sıkıyönetim Mahkemesi'nin yurda çağırdığı kişiler arasırnda Selda Bağcan da vardı.

Sıkıyönetim Mahkemesi’nin yurda çağırdığı kişiler arasırnda Selda Bağcan da vardı.

Cem Karaca, Sıkıyönetim Mahkemesi tarafınca yurda çağrıldı. Born’da yaşayan Karaca’ya 13 Mart 1981’e kadar da süre tanındı. Karaca, yurda dönmek için ek süre istedi. 15 Temmuz 1982’ye kadar süresi uzatıldı sadece Cem Karaca, hemen sonra Türkiye’ye dönmeyeceğini belirtti. Bunun üstüne de 6 Ocak 1983’te Yılmaz Cenup ile aynı gün Türk vatandaşlığından çıkarıldı.

Çalışmalarını Almanya’da sürdürmek zorunda kalan Cem Karaca, Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde Türkiye’ye dönmeye karar verdi. Münih seyahati esnasında görüştüğü Özal’ın ülkeye dönme mevzusunda pozitif yaklaşması sonucu Karaca’nın vatandaşlığa yeniden alınma işlemleri için hukuki süreç başladı. Vatandaşlıktan çıkarılmasına yol açan davadan beraat eden Cem karaca, 29 Haziran 1987’de Türkiye’ye döndü.

Gelir gelmez hazırlayıp çıkardığı ‘Merhaba Gençler ve Her Süre Genç Kalanlar’, görmüş olduğu ilgiden dolayı 1987’nin en oldukça satan albümlerinden biri oldu.
1988’den itibaren uzun seneler süresince yasaklı olduğu TRT’de de çıkmaya süregelen Cem Karaca’nın dönüşü tam anlamıyla görkemli oldu.

Vefat edene kadar çalışmalarına yoğun bir halde devam eden Cem Karaca, 8 Şubat 2004’te geçirdiği kalp krizi sebebiyle yaşamını yitirdi. 58 yaşlarında vefat eden Karaca’nın cenazesi Karacaahmet Mezarlığı’nda babası Mehmet Karaca’nın yanına defnedildi.

EVLİLİKLERİ
* Gökyüzü Özgür (1965)
* Meriç Başaran (1968)
* Feride Balkan (1972)
* Gökyüzü Özgür (1993)
* İlkim Erkan (2001)
• Cem Karaca’nın oğlu Emrah Karaca, Feride Balkan’dan olan evliliğinden dünyaya geldi.

MİRAS ÇEKİŞMESİ NEDENİYLE MEZARI AÇILDI
Cem Karaca’nın ölümünden sonrasında Feride Balkan ile İlkim Erkan Karaca içinde miras mevzusunda büyük problemler yaşandı. İlkim Erkan Karaca, Cem Karaca’nın çocukluğunda geçirdiği bir kaza sonucu kısır bulunduğunu, bu yüzden Emrah Karaca’nın onun oğlu olmadığını iddia etti. Mahkeme kararıyla Cem Karaca’nın mezarı açılıp DNA örnekleri alındı. DNA testi sonucu Emrah’ın Cem Karaca’nın oğlu olduğu tespit edildi. Feride Balkan ile Emrah Karaca, İlkim Erkan Karaca’ya açtıkları hakaret davasını kazanmıştır. İlkim Erkan karaca, hemen sonra Sulh Manço ile Cem Karaca’nın kardeş bulunduğunu iddia etti. Ne var ki bu iddiası üstünde durulmadı.




Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.