Son dakika: Gerard Depardieu İstanbul’da balıkçı teknesinde yaşayacak

İstanbul’a 16 yıl ilkin fanatik kaldı

Gerard Depardieu, hafta içinde yapmış olduğu açıklamada artık İstanbul ve Dubai’de yaşamak istediğini emare. Depardieu, İstanbul’daki teknesini apartman dairesi haline getirdiğini söyleyerek yeni yaşamına hazır bulunduğunu dile getirdi. Gerard Depardieu, İstanbul’a 16 yıl ilkin fanatik kalmıştı.

Gerard Depardieu, 2006’da İstanbul Film Festivali’nde ‘Onur Ödülü’ almak için meslektaşı ve vatandaşı Catherine Deneuve ile beraber İstanbul’a geldi. Depardieu ile Deneuve’nün Sultanahmet gezisine çıkacaklarını öğrenince konakladıkları otelin önüne gedip beklemeye başladım.

Birkaç saat sonrasında otelden çıkan Gerard Depardieu ile Catherine Deneuve, Eminönü’ne gitti.
Otomobilden indikten derhal sonrasında karşılarındaki Yeni Camii’nin basamaklarına çıkıp çevreyi seyretmeye başladılar.

Dünyaca meşhur iki oyuncunun yanlarında koruma ve asistan olmamasının şaşkınlığı ve müdahale edilmemesinin rahatlığı içinde fotoğraflarını çekmeye başladım. Depardieu, Deneuve’ye heyecanlı heyecanlı bir şeyler anlattıktan sonrasında basamaklardan inip Mısır Çarşısı’na doğru yürümeye başladılar.

Gerard Depardieu'nun Fransa'da bir arkadaşından sıtın aldığı balıkçı teknesi 2017'de Tuzla Tersanesi'nde yata dönüştürüldü.

Gerard Depardieu’nun Fransa’da bir arkadaşından sıtın almış olduğu balıkçı teknesi 2017’de Tuzla Tersanesi’nde yata dönüştürüldü.

Bir ara yanıma yaklaşan biri otel görevlisi bulunduğunu, iki oyuncuya eşlik etmek için görevlendirildiğini söyleyerek “Fazla yaklaşmayın, uzaktan çekin. İstanbul’a fanatik kaldılar, keyiflerini bozmayalım” dedi.
Catherine Deneuve o esnada çevreyi seyrederken Gerard Depardieu bana bakıyordu.
Fotoğraflarını çektiğim için bana kızgın olup olmadığını anlayamadım.
Öylesine ifadesiz bakıyordu ki…

Gerard Depardieu'nun yatının çizimi.

Gerard Depardieu’nun yatının çizimi.

Mısır Çarşısı’nda dükkânları gezerlerken ben de belli bir mesafeden fotoğraflarını çekmeye devam ettim. Gerard Depardieu, arada bana bakıp söyleniyordu.
Otel görevlisi yanıma gelip “Bu kadar yetmez mi? Kızmaya başladı” dedi. O esnada Gerard Depardieu, otel görevlisine seslenip “Gel” işareti yapmış oldu.
“Demek ki kızmamış. Otel görevlisi beni uzaklaştırmayı kendine vazife edinmiş” düşüncesiyle fotoğraflarını çekmeye devam ettim. Baharat, şekerleme ve hediyelik eşyadan oluşan ortalama yarım saatlik alış veriş sonrasında Yeni Camii’nin önünde bekleyen otomobillerine binerek otellerine döndüler.

Gerard Depardieu, teknesinin yapımını kontrol etmek için geldiği İstanbul'da kokereç yemişti.

Gerard Depardieu, teknesinin yapımını denetlemek için geldiği İstanbul’da kokereç yemişti.

Gerard Depardieu, 27 Aralık 1948’de Fransa’nın Indre şehrinde dünya geldi.
Jeanne Josèphe Éliette ile metal işçisi René Maxime Lionel Depardieu’nin altı çocuğundan üçüncüsü olan Gerard Depardieu, konuşma bozukluğundan dolayı okul döneminde ‘dengesiz’ ve ‘uyumsuz’ olarak nitelendirildi.
Bu nitelendirmenin sebebi konuşma bozukluğuyla alay eden dostlarıyla devamlı olarak kavga etmesiydi.

Hırçın kişiliği sebebiyle okuldan dışlanan, ailesinden yeteri kadar destek görmeyen Gerard Depardieu, 12 yaşlarında evden kaçarak Michelle ve Irene adlı iki fahişenin ayak işlerini görmeye başladı.
Michelle ile Irene’nin kaos dolu dünyasında hırçınlığı giderek artan Gerard Depardieu’nun başı karıştığı kavgalar sebebiyle onlarca kere derde girdi. Bir süre çocuk ıslah evinde tutuklu kaldıktan sonrasında tahliye edilen Depardieu, yeni bir yaşam arayışı içindeyken karşısına oyunculuk öğrenimi görmek için Paris’e gidecek olan Michel Pilorgé çıktı.

1492: Conquest of Paradise (1992)

1492: Conquest of Paradise (1992)

Michel Pilorgé ile beraber Paris’e giden Gerard Depardieu’nun yaşamının akışı kapısından ilk kez girmiş olduğu tiyatro salonunda değişti.
Seyrettiği bir Moliere oyunundan ziyadesiyle etkilenen Depardieu, Pilorgé’nin salıklarıyla oyunculuk öğrenimi görmeye karar verdi.
Théâtre National Populaire’de parasız almış olduğu oyunculuk derslerinden sonrasında girmiş olduğu École d’art Dramatique’ten mezun olan Gerard Depardieu, konuşma bozukluğunu giderdikten sonrasında 5 yıl süresince 15’e yakın tiyatro oyununda sahneye çıkmasına karşın içindeki boşluğu dolduramıyor, bu yüzden de hırçınlıklarına devam ediyordu.

Çocukluğundan kalan itilmişlik duygusunun açmış olduğu yaraları bir türlü iyileştiremeyen Gerard Depardieu, içinde bulunmuş olduğu ruh halinin de etkisiyle tiyatro oyunlarıyla insanoğlu üstünde yeterince tesir bırakamadığını düşünüyordu. Yeni bir arayış içine giren Depardieu, yönetmen ve senarist Marguerite Duras’ın salıklarıyla beyaz perde filmlerinde rol almaya karar verdi.

Ménage (1986)

Ménage (1986)

Oldukça sayıda filmimizde rol almasına karşın Gerard Depardieu’nun küresel tanınırlığa erişmesi kolay olmadı. Zira Fransız sineması Alain Delon ile Jean Paul Belmondo’nun hegemonyası altındaydı.

İlk kez 1975 yılında yapılmış ‘Sept Morts Sur Ordonnance’daki ‘Dr. Jean-Pierre Berg’ rolüyle Cesar Ödülleri’ne aday gösterilmesiyle dikkatleri üstüne çeken Gerard Depardieu, Fransa’nın gelecek vaat eden oyuncularından biri olmayı başardı.
1976, 1977 ve 1978’de de aday gösterilmesine karşın bir türlü Cesar Ödülleri’ni kazanamamasıyla yeni bir ruhsal çöküntüye giren Gerard Depardieu, işine sadece Marguerite Duras’ın telkinleriyle devam edebildi.

Kendisini ayakta tutacak, geleceğine güvenle bakacağı Cesar Ödülü’nü 1980’de ‘The Last Metro’ ile kazanan Gerard Depardieu’nun Alain Delon ile Jean Paul Belmondo’nun arasından sıyrılıp küresel şöhrete ulaşmasının yolu böylelikle açıldı.

Cyrano de Bergerac (1989)

Cyrano de Bergerac (1989)

Ilkin Oscar’a aday gösterildiği 1989 yılında yapılmış ‘Cyrano de Bergerac’, peşinden da 1990 yılında yapılmış ‘Green Card’ ile küresel şöhrete ulaşan Gerard Depardieu, bu iki filmle Fransa’nın yeni simgelerinden biri olma yolunda büyük adımlar attı. 1992 yılında yapılmış ‘1492: Conquest of Paradise’ ile de tam anlamıyla küresel şöhrete haiz oldu. 2000’li yılların fazlaca izlenen filmlerinden olan ‘Asterix & Obelix’ serisinin ‘Oberix’i olarak da küresel şöhretini iyiden iyiye pekiştirdi.

Danton (1983)

Danton (1983)

Oyuncu ve yazar Élisabeth Guignot ile olan 26 senelik evliliğini 1996’da sonlandıran Gerard Depardieu, boşandıktan sonrasında 1997 – 2001 içinde bir öteki meşhur Fransız oyuncu Carole Bouquet ile ilişki yaşadı.

     Gerard Depardieu ile Carole Bouquet 1989 yapımı 'Too Beautiful for You'da birlikte rol aldı.

Gerard Depardieu ile Carole Bouquet 1989 yılında yapılmış ‘Too Beautiful for You’da beraber rol aldı.

Kariyerinin altın yıllarını yaşamış olduğu, ülkesinin simgesi ve ulusal gururu olduğu bir dönemde Gerard Depardieu’nun Rusya vatandaşlığına geçmesi büyük yankı uyandırdı.
Şu şekilde;
Gerard Depardieu, 2012’de vatandaşlarını şoke eden, bir o denli da öfkelendiren sansasyonel bir karar aldı.

Fransa hükümeti, 2012’de almış olduğu kararla yılda 1 milyon Euro’dan fazla kazananlar için gelir vergisinin % 50’den % 75’e çıkarma sonucu aldı. Gerard Depardieu’nun Fransa, İtalya, Fas ve Cezayir’de üzüm bağları, Romanya’da tekstil şirketi, Paris’te iki restoranı vardı. Oyunculuk kaşesi ise film başına 2 milyon Euro’ydu.

Gerard Depardieu, alınan kararın başarı, yaratıcılık ve kabiliyeti cezalandırma anlamına geldiğini dile getirerek Fransa hükümetine tepki gösterdi. Sonrasında da “Gidiyorum bu sebeple siz başarının, yaratıcılığın, yeteneğin, değişik olan her şeyin cezalandırılması icap ettiğini düşünüyorsunuz” diyerek Fransa’yı terk etme sonucu aldı.

Ülkeyi terk etme kararından sonrasında Gerard Depardieu, vatandaşlarının gazabına uğradı. Kararının eleştirilmesine sert bir üslupla tepki göstererek kariyeri süresince 145 milyon Euro vergi verdiğini belirterek şunları söylemiş oldu: Sorumluluklarımı asla aksatmadan yerine getirdim. Rol aldığım zamanı filmler de Fransa’ya ve evveliyatına olan sevgimin kanıtıdır.

 Fort Saganne (1984)

Fort Saganne (1984)

Pasaportunu ve toplumsal güvenlik kartını “Pasaportunuz sizin olsun” diyerek devrin başbakanı Jean Marc Ayrault’a gönderen Gerard Depardieu, Fransa ile Belçika sınırında yer edinen Nechin nahiyesine yerleşti.

 MUBI Green Card (1990)

Gerard Depardieu, bir süre sonrasında Rusya vatandaşlığına geçme sonucu alarak bu mevzuda başvuruda bulunmuş oldu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Depardieu’nun başvurusunu kısa sürede kabul ederek 2013’te Soçi’de verdiği yemekte meşhur oyuncuya Rusya pasaportunu kendi eliyle teslim etti.

 Gerard Depardieu - Vladimir Putin

Gerard Depardieu – Vladimir Putin

Gerard Depardieu’nun Rusya vatandaşı olduktan sonraki açıklamaları Fransızları kelimenin tam anlamıyla çileden çıkardı; “Rusya için ölmeye hazırım, bu sebeple Rusya’da insanoğlu kuvvetli. Putin’in memleketinde yaşam iyi. Bugünün Fransa’sında aptal olarak ölmek istemiyorum. Kendimi Fransız şeklinde hissetmiyorum. Şu sebeple terbiye edildiğim tinsel değerleri paylaşmıyorum.”

Gerard Depardieu, 2018’de Şimal Kore’nin başkenti Pyongyang’daki ülkenin kuruluşun 70’inci yılı kutlamalarına katıldı. Kutlamalar esnasında Türk vatandaşı olmak istediğini deklare etti. Türkiye vatandaşlığına geçme başvurusu yapacağı kabul edilen Gerard Depardieu’nun bu isteği kabul olursa dört ülkenin pasaportuna haiz olacak. Zira 2022’nin başlangıcında Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşlığına da geçti.




Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.